Kusura Bakmayın

[Kısım 1: Metin Bingöl]
Kusuruma bakmayın benim canlar, bağışlayın beni

Ben davullara, bayraklara aldırmayan bir padişahın deli divane olmuşum

Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben, çok uzaklardan geçen bir hayal gibi

Hadi ben bensiz geleyim, hadi sen sensiz gel

Senden azade ne varsa şu ırmağın içinde soyunalım iki can

Dalalım şu ırmağa

Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük?

Bu kupkuru yerde zulümden gayri ne gördük?

Bu ırmakta ne ölmek var bize; ne gam var, ne dert, ne keder…

Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan, iyilikten, cömertlikten ibaret

Durma

Çabuk ol, gеlemem demе

Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır

Senin şânına sadece gelmek yaraşır, dostum

Senin şânına sadece gelmek yaraşır

[Kısım 2: İntizam]Sen sensiz gel, ben bensiz geleyim

Senin şânına sadece gelmek yaraşır

Kalp bakan bi’ köy misali günden güne alışır yalnızlıklarına

Ağlama, sana gülmek yakışır

Gece gündüz benimle yarışır

Biz yaşarız, maziye yazılır

Ölmek var, dönmek yok

Durma sakın

Çabuk ol, cesaretini göster

Vaz geçmek olur mu hiç? (ha?)

Ne olursun bana bi’ ışık gönder

Yarı karanlık seninle aydınlık

Lügatımızda yok pişmanlık

Sabrın sonu selamet artık

Dünyanın onca kahrını taşıdık[Nakarat: İntizam]Vaz geçtim, sanma sakın

Ben o rüzgarla geldiğin günü hatırlarım

Bir umut var hiç unutmadım, seni unutmadımSabrettim, en sonunda ben affettim

Tüm hataları hazmettim ama sen yine vaz geçtin, beni kaybettin

[Outro: Metin Bingöl]Kusuruma bakmayın benim canlar

Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır

Senin şânına sadece gelmek yaraşır, dostum

Senin şânına sadece gelmek yaraşır